’’ Sigorta sektörünün rezervi , olasi Istanbul depremi için hazir mi ? ‘’

SBN Sigorta Teknik ve Hasar’dan Sorumlu GMY Taylan Kanbak

 

Global sigorta sirketlerinin yaptigi arastirmalara göre Türkiye’deki sigorta sirketlerinin uzun yillardan beri baslica endisesinin dogal afetler oldugu görülüyor. Sizce sigorta sektörünün baslica riskleri nelerdir ve beklenen Istanbul depremi bu risklerin neresinde yer almaktadir?

 

Ülkemizin cografik, ekonomik ve sosyal yapisini ele aldigimizda, gerçeklesen dogal afetlerin önemli hasarlara sebebiyet vermesi nedeniyle, ne yazik ki sigorta sirketlerinin baslica riski dogal afetler olmaktadir. Hizli nüfus artisi ve yerlesim yerlerindeki düzensiz gelismeler de bu zararlari maalesef arttirmaktadir. Sadece bulundugu bölgeyi degil, ülkeyi de ekonomik olarak sarsabilecek siddette bir afet türü olan deprem, Türkiye'de en sik rastlanan afet türü olarak biliniyor. Ikinci sirada ise bunu sel ve taskin olaylari izliyor. Ülkemizin geçmisindeki kisa araliklarla yasanan üç yikici deprem gerçegi de, maalesef deprem riskini sigorta sektörünün önceligine tasimaktadir. 30-35 yil içinde olma ihtimali olan Istanbul depremi de, bulundugu bölge itibariyle oldugu kadar, ekonomik ve siyasi açidan da en riskli alan olarak degerlendirilmektedir. Özellikle Marmara Bölgesinde yogunlasan ekonomik yapi ve teminat anlaminda deprem ve depreme bagli kar kaybi sigortasi sektörümüzün baslica dogal afet riskinin deprem oldugunu net bir sekilde göstermektedir.

 

 

Istanbul’u da içine alan yikici bir deprem sigorta sektörünü nasil etkiler? Reasürans veya mali anlamda yeterli rezervin ayrildigini düsünüyor musunuz?

 

1999 yilinda gerçeklesen ve büyük can ve mal kayiplarina neden olan Marmara Depremi, ülkemiz ekonomisinde yaklasik olarak 20 milyar Dolar’lik bir kayba yol açmisti. Sigorta bilincinin söz konusu dönemde ne yazik ki yaygin olmayisi sebebiyle, bu kaybin sadece yaklasik 1 milyar Dolar’a denk gelen kismi (%5) sigorta kapsamindaydi. Bugün global sigorta sirketlerinin yapmis olduklari çalismalar sonucunda, 30-35 yil içerisinde benzer büyüklükte Istanbul merkezli bir depremin olmasi durumunda, yaklasik olarak 90-120 milyar Dolar tutarinda ekonomik kayip olacagi tahmin edilmekte ve bu kaybin yaklasik 25-30 milyar Dolar’inin ise sigorta sektörü tarafindan karsilanacagi belirtilmektedir. Ancak geçmis ile günümüzdeki durumu karsilastirdigimizda, zorunlu deprem sigortasinin uygulanmaya baslamasi ile sigortalilik bilincinin giderek arttigini görmekteyiz. Özellikle, elektrik, su, dogalgaz ve tapu islemlerinde otomatik olarak sorgulama ve sigorta yaptirma zorunlulugundan kaynakli olarak, saglanan birikimler artmistir. DASK Kurumunun hem ulusal hem de yerel ölçeklerde bilinçlendirme projeleri dogrultusunda da, durumun geçmise oranla çok daha iyi oldugunu söyleyebiliriz. Tabi ki, sektörümüzdeki her sirketin bu konudaki diger çalismalari, bölge bazli bilinçlendirmeyi tesvikleri, sosyal medya paylasimlari da artarak devam edecektir. Bu konuda global bazli olarak takipte kalarak her türlü gelisme yakindan takip edilmektedir.  

Reasürans anlaminda ise, sigorta sirketleri tüm dünya ülkelerinden saglamakta olduklari reasürans anlasmalari sayesinde üzerlerindeki riski bir çok reasürans sirketine devretmekte ve kendi konservasyonlarini da hasar fazlasi anlasmalar ile ayrica korumaktadirlar. Aktüerlerimiz tarafindan yapilan rezerv ve teknik karsiliklari ayirma çalismalari da bu anlamda oldukça yeterlidir.     

 

 

 

Sigorta sektörünün olasi bir yikici deprem ani ve sonrasi için hazirliklari nelerdir? Sigortalilar için deprem sonrasinda verilecek olan servisleriniz nelerdir?

 

Sektörel anlamda deprem bilinci ve yani sira deprem sonrasi için hazirliklari özellikle 1995 Kobe – Japonya , 2011 Christchurch – Yenizelanda depremlerinden sonra artmis ve önem kazanmistir. Bu depremlerin sonrasinda sigortali ve sigortasiz yerleskelere bölge otoritelerinin ve zararin tespitini yapmak amaçli ekspertiz anlaminda müdahalelerin ne kadar yetersiz kaldigi net olarak görülmüstür. 2016 Culverden-kaikoura- Yenizelanda için bu durumun daha olumlu neticelenecegini söyleyebiliriz.

 

Türkiye bu örneklerden neler çikartiyor?  Öncelikle, bu konuda tüm sirketlerin hasar servis çalisanlarina ve eksperlerine büyük görev düsmektedir. Deprem aninda korunma yöntemlerini içeren egitimler okullarimizda verilmekle beraber toplumsal bilinci artirici kamu spotlarini artirmakta fayda vardir. Bu yönde sirketlerimize de görevler düsmekte, sonrasi için sirket çalisanlarinin toplanma merkezleri , haberlesme ekipmanlarinin saglanmasi ve sirket datasinin saklanmasi neticesinde hizmetin ne sekilde ve hangi merkezden (merkezlerden) devam edecegini belirten bir organizasyonun tüm sirketlerce yapilmis olmasi gerekmektedir. Bunun yani sira sirketler, gerektiginde Dogal Afet Kurtarma Birimleri ile koordineli olacak sekilde çalisarak sürecin en hizli sekilde tamamlanmasina gayret edecek ve normal bir hasar dosyasinda olmasi beklenen sürecin disinda kalarak, tüm magduriyetlerin giderilmesi için maksimum özenle çalisilacaktir. Önümüzdeki süreçte beklenilen büyük Istanbul depremini düsünerek özellikle yangin ve mühendislik branslarinda uzman eksper açiginin da degerlendirilip sayilarini artirici çalismalarinda sektör ve otorite olarak yapilmasinin önemini de ayrica belirtmek gerekmektedir.

 

 

Olasi bir deprem sirasinda sigortalilarin ve sigortali bilgilerinin zarar görmemesi, sonrasinda rahatlikla ulasilabilir olmasi ve sigortalilari bilgilendirme, hasar ödeme servislerinin etkinligi konusunda olaganüstü durum senaryolariniz bulunuyor mu?

 

Sirketimizde olasi bir deprem sirasinda sigortalilarin ve sigortali bilgilerinin zarar görmemesi, sonrasinda rahatlikla ulasilabilir olmasi ve sigortalilari bilgilendirme, hasar ödeme servislerinin etkinligi konusunda olaganüstü durumlarda hizmet verebilmek amaçli, Depolama Replikasyonu Hizmeti olarak da bilinen Felaket Kurtarma Merkezi, kritik verilerinin farkli bir ildeki veri merkezinde kopyalanmasi, saklanmasi ve olabilecek bir dogal felaket sirasinda kesintisiz veri erisimine sahip olmasi adina bir merkez kurulmustur. Altyapidaki yasanabilecek kayip ve kesintilerin verilen hizmetleri durma noktasina getirmemesi ve büyük mali zararlara yol açmamasi adina; hazirlikli olmak ve is devamliligini saglayabilmek üzere gerekli önlemleri almis ve üstesinden gelebilecek altyapilari olusturmustur. Sirketimizin veri merkezi, hizmet alan müsterilerinin verilerini dogal afetlerde dahi koruma ve is sürekliliklerini saglama ihtiyaci Veri Merkezi Felaket Kurtarma Merkezi hizmeti ile saglamistir. Yapilan testler denetimler ile standartlara uygunlugu saglanmaktadir. Poliçe üretim ortami, hasar servis hizmetleri olasi bir felaket halinde maksimum 24 saat içerisinde müsterilerine hizmet verebilecek durumdadir.