SBN, hem sira disi hem de verimli olacak

990 yilinda kurulan Türk Ticaret Sigorta, 2007’de Sekerbank Personeli Munzam Sosyal Güvenlik Sandigi Vakfi tarafindan satin alinmisti. 2008’de ise ismi SBN Sigorta olarak degistirildi. Recep Duray’in genel müdürlüge getirilmesiyle birlikte SBN Sigorta’da yeniden yapilanma süreci basladi.
Yaklasik bir yildir süren bu yeniden yapilanmanin meyveleri kendini göstermeye baslayinca SBN Sigorta’yi mercek altina aldik. Recep Duray’a hem SBN Sigorta’daki gelismeleri hem de sektörün durumunu sorduk...

Sektörün en yeni sirketlerinden birisiniz. SBN Sigorta olarak 2012’yi nasil geçiriyorsunuz?

Biz sektörün rekabetinin disinda kalmayi tercih eden sira disi bir sirketiz. Ilk yariyi mevcut bütçemizin üzerinde ve iyi bir portföy dagilimiyla kapatmistik. Eylül 2012 rakamlarimiz ilk yari verilerimize göre daha da iyi. Biliyorsunuz sigorta sirketleri daha önceki yillarda yazdiklari poliçeler için belli bir rezerv ayiriyor. Aktüeryal hesaplamalara göre yapilan bu rezerv hesaplamasi geçmis yillardaki gerçeklesmeleri göz önüne aldigi için bilanço zararimiz gözüküyor. Ancak sunu memnuniyetle belirtmek isterim ki, uyguladigimiz dogru politikalar ve yazdigimiz dogru sigorta poliçeleri sonucu zararimiz her çeyrek daha da azaliyor. Bu trendin önümüzdeki dönemlerde de benzer sekilde sürmesini ve sirketimizin 2013’ün ilk çeyreginden itibaren kar üretir hale gelmesini bekliyoruz.

2012 sonu ve önümüzdeki yila iliskin beklentileriniz nedir?

2012 yili stratejimizi “dogru alanda büyüme” üzerine belirledik. Bu stratejimiz toplamda küçülmeyi gerektiriyor. Sirketimiz daha önceki yillarda özellikle acente ve trafik-kasko branslarinda üretim yapiyordu. Biz bu yapiyi banka kanali agirlikli ve oto disi alanlara yönelttik. Biliyorsunuz oto bransinda ilk 6 ayda sektörün toplam teknik zarari 480 milyon TL’ye ulasti. Biz 2012 yili basindan itibaren bu alanlardaki üretimimizi sinirladik. Trafik sigortalarinda sektör ilk 9 ayda yüzde 17 büyürken, biz yüzde 86 küçüldük. Yine kasko da sektör yüzde 19 büyüme kaydederken biz yüzde 59 küçüldük. Belirttigim gibi bunlar bizim bilinçli tercihlerimizdi.
Buna karsilik oto disi kaza bransinda sektör yüzde 13 küçülürken, SBN Sigorta yüzde 26 büyüdük. Kendimize büyüme alanlari olarak belirledigimiz yangin, mühendislik, DASK ve TARSIM, ferdi kaza alanlarinda çok çarpici büyüme rakamlarina ulastik.

SBN Sigorta hangi alanlarda büyüyor? Önümüzdeki yillarin büyüme planlarinda hangi branslara öncelik veriyorsunuz?

Stratejimizin “dogru alanda büyüme” üzerine oldugunu belirtmistim. SBN Sigorta olarak daha çok bireysel risklere ve oto disi branslara yönelmeyi hedefledik. 2012 yilinin ilk yarisinda da bunu basardigimizi söyleyebiliriz. Odaklandigimiz alanlardan kaza bransinda Agustos 2012 itibariyle sektörün ilk 10’una girdik. Oto disi kazada oldukça ciddi üretim yaptik. Bu sirketimizin gelisimi açisindan memnuniyet verici. Burada sadece banka kanalini degil proje bazli olarak acentelerimizi de etkin kullaniyoruz. Amacimiz sirketimizin saglikli bir zemine oturmasi. Isin kolayina kaçmadan çalismalarimizi sürdürecegiz. 2013, sektörün degisen kosullarinin geregi acenteler ve sirketlerin müsteri odakli pazarlamayi ön plana çikaracagi, fiyat ve primden farkli konularin gündemde olacagi bir yil olacak.

Bu büyüme hedeflerini yakalamak için ne tür çalismalariniz var?

Yeni bir anlayis ve yeni yönetim kadromuzla 2012 yili basindan itibaren müsteri odakli çalisan, yenilikçi ürünler sunan, hizmet kalitesini her geçen gün artiran bir sirket haline geldik. Bankanin ve acentelerin gücünü geçmis yillara göre daha fazla ve etkin kullanmaya basladik. SBN Sigorta, sermayedarinin gücü ve dagitim kanali avantajini uygun bir acente ve broker yapisiyla birlestirerek gelecek yillara güvenle bakan bir yapiya kavustu. Türkiye geneline yayilmis güçlü sube ve acente agiyla her müsteri segmentine ve her bölgeye ulasan SBN Sigorta’nin 1.000’e yakin satis noktasi bulunuyor. “Önceligimiz hizli hasar ödemek” dedik. Hasar servisimiz için büyük yatirimlar yaptik. Daha önce baska bir firma araciligiyla yürütülen hasar hizmetlerinin tamamini kendi bünyemize aldik. Bu degisim bize tüm operasyonel süreçleri kontrol altina alma, müsteri memnuniyetini artirma ve maliyeti düsürme gibi kazanimlar sagladi. Danisman firmalarla çalismalarimizi sona erdirdik. Böylece acentelerimizle aramizda herhangi bir araci kalmadi. Tüm islemleri için dogrudan bizlere ulasabiliyorlar. Türkiye’nin her yerinde kaliteli hizmet verme amaciyla anlasmali servis agimizi yeniden yapilandirdik. Bu çalismalar sonucunda yetkili servis sayimizi 2011 sonu rakamlarina göre yüzde 25 artirdik.

Yilin ilk dokuz ayi nasil geçti? Sektör ne kadar büyüdü?

Sigorta sektörü, bu dönem hayat sigortalarindaki gerilemeye ragmen reel olarak büyümeyi sürdürdü. Hayat disi branslardaki büyüme enflasyonun yaklasik iki kati oldu. Büyüme bizim de faaliyet gösterdigimiz hayat disinda olurken, hayat bransindaki küçülmenin azalmasi dikkat çekti. Bunda hane halkinin kredi alma isteginin azalmaya baslamasi da önemli rol oynadi. Hayat disindaki büyüme, ne yazik ki en çok trafik sigortalarinda gerçeklesti.

Neden yazik?..
Çünkü trafik sektörün yillardir sürekli zarar ettigi bir alan. Bu büyümede birçok sirketin fiyatlarini yukariya dogru revize etmesinin payi var. Ancak bu fiyat ayarlamalarinin teknik sonuçlara yansimasini görmemiz biraz zaman alacak. Kaskoda da yine fiyat revizyonlarinin etkisiyle önemli bir büyüme gördük. Bu gelismeleri sektör oyuncusu olarak yakindan izliyoruz.

Önünüzdeki dönemde sektör açisindan ne tür gelismeler öngörüyorsunuz?

Acente odakli satislarin yani sira bankasürans kanalinin daha fazla kullanilacagini söyleyebilirim. Gelecekte sigorta sirketleri, sigortaciligin temel sorunlarini döneme özgü sartlarla çözerek; kârli lokasyonlarda ve dogru ürünlerle müsterilere daha iyi hizmet vererek rekabette avantajli duruma geçebilecekler.

Pirim üretimi artarken sigortali sayisinda da artis oldu mu?

Sigorta sirketlerinin müsteri sayisi her geçen yil artis kaydediyor. Türkiye Sigorta Birligi verilerine göre hayat ve hayat disi toplam sigortali sayisi, 2010 yilindaki 36 milyon 634 bin 293’ten 2011’de 46 milyon 489 bin 525’e yükseldi. 2010 yilinda hayat disinda faaliyet gösteren sirketlerin sigortali sayisi 19 milyon 908 bin 423’tü. Bu sayi 2011 yili itibariyle 26 milyon 754 bin 919’a yükseldi. Biz de SBN Sigorta olarak kendi müsteri sayimizi yüzde 32 oraninda artirdik. Bu gelismeyi son derece önemsiyoruz.

Sektör daha çok zorunlu sigortalarla mi yoksa gönüllük esasina dayanan sigortalarla mi büyüyor?

Mevzuat degisikligi özellikle DASK poliçelerinde adet ve prim üretimi anlaminda ciddi bir artis sagladi. Diger zorunlu poliçelerde de modern hayatin gerektirdigi anlamda ve ortalama büyüme oraninda makul seviyelerde artis oldugu görülüyor. Gönüllülük esasina dayanan sigortalarda ise sigorta sirketinin yapisina bagli olarak, özellikle banka bagi olan sirketler için dönemsel kampanyalar ve hayati kolaylastiran ek teminatlari olan yeni ürünler boyutunda ciddi bir artis oldugunu söylemek mümkün.

Prim artislari sirketlerin aktif büyüklügüne de yansiyor mu?

Sigorta sektöründe hayat disi branslar kan kaybetmeye devam ediyor. Basta trafik ve kasko olmak üzere hayat disi branslar toplaminda görülen 63 milyon TL'den fazla zarar sektörün kanayan yarasi olmaya devam ediyor. Geçmis dönemlerde zarar edilen saglik bransinda toparlanma görülüyor. Nitekim yilin ilk yarisinda kâra geçilmis durumda. Türkiye Sigorta Birligi’nin ilk yari sonuçlarina göre, özellikle hayat disi branslardaki teknik kârsizlik sektörün en önemli sorunu olmaya devam ediyor. Ne yazik ki 2008-2011 dönemine baktigimizda sermayedarlar tarafindan sürekli sermaye artirimi yapilirken, sigorta sirketlerinin toplam özkaynaklarinin daha az arttigini görüyoruz. Bu dönemde toplam ödenmis sermaye yaklasik 2.5 milyar TL artti. Toplam özkaynaklarsa 1 milyar TL’nin altinda büyüyebildi. Bunun saglikli ve sürdürülebilir oldugunu düsünmüyorum.

Türkiye dünyanin 16’nci büyük ekonomisiyken, Türk sigorta sektörü neden hâlâ çok gerilerde?

Son yillarda gelistirme ve iyilestirmeye yönelik yasal düzenlemelere ragmen sektörümüzün gelismis ülkelere göre çok geri durumda oldugu görülüyor. Bunun için birçok neden sayabiliriz. Bunlarin en önemlisi, sigorta bilincinin yeterli düzeyde olmamasi. Ülkemizde toplam sigorta prim üretiminin GSYH'ya orani yüzde 1.3. Bu oran gelismekte olan ülkelerde bizim iki katimizin üzerinde. Gelismis ülkelerde toplam sigorta prim üretiminin GSYH’ya orani yüzde 8.7. Yani gelismis ülkelerdeki prim üretiminin GSYH’ya orani Türkiye’nin yaklasik 7 kat üzerinde.
Ayni durum kisi basi prim üretiminde de görülüyor. Türkiye'de 2011 yili verilerine göre kisi basina 137 dolar prim ödemesi söz konusu. Gelismekte olan ülkelerde bu tutar 627, gelismis ülkelerde ise 3 bin 527 dolar. Türkiye dünyanin 16’nci büyük ekonomisi olmasina karsilik prim üretiminde 38’inci siradayiz. Potansiyelin çok yüksek olmasi dogrultusunda, sigorta sektörünün 2023 hedefleri matematiksel bir büyümeyi öngörüyor.

Yabancilarin sektöre ilgisi sürecek mi?

Sektörde hâlâ fiyat bazli rekabet devam ediyor. Hatta artarak devam ediyor. Ancak ülkemizde sigorta ihtiyaci tam olarak yerine getirilmiyor. Sigorta sirketleri yeterli büyüklüge ulasamadi. Zaten yabanci sirketlerin yatirim yapmalarinin nedeni de bu. Hâlâ cazip bir pazar konumundayiz. Türkiye’de sigortacilik henüz tabana yayilmis degil. Endüstriyel tesisleri bir tarafa koyarsak, bireysel sigortalarda büyük eksiklikler var. Zorunlu olan DASK sigortasinda bile sigortalanma orani yüzde 25. Bu rakamlarla Türk sigorta sektörünün yerli ya da yabanci her sirket için cazip oldugunu düsünüyorum. Sektöre gelen yabanci sirketlerin kendi vizyon ve deneyimlerini Türk sigortaciligina yansitmasi saglanirsa pazar daha da büyütülmüs olur. Getirdikleri bilgi ve deneyimleri Türk sigorta sektörüne göre sekillendiremeyen sirketlerin pazari terk etmesi söz konusu olabilecek. Rekabeti fiyatla yapmanin sonu gelmeyecek. Rekabetin sadece fiyat degil hizmet üzerine olmasi gerektigi de zamanla anlasilacak.
Türk sigorta sektörüne önümüzdeki dönemlerde ilgi daha da artacaktir. “Istanbul Finans Merkezi” projesi çerçevesinde sigortacilik daha cazip hale gelecek, AB’ye uyum sürecinde yeni ürünler piyasaya sunulacak. Bize göre yogunlasmanin en çok gerçeklesecegi branslar ferdi kaza ile gelismis ülkelerde çok iyi seviyelerde olan sorumluluk sigortalari olacaktir. Bu branslara ait yeni ürün ve teminatlar gelistirilecek; pay alma ve pazari büyütme çabalari bu yönde ilerleyecektir. Kisi basina düsen gelirdeki artisa paralel olarak bireysel sigortalara talep artacaktir. Sigorta sirketleri ve aracilar teknolojiyi daha yogun kullanacak, kurumsallasma çok daha iyi seviyelere gelecektir. Sigortacilik hem Türkiye hem dünyada gelecege yön veren en önemli sektörlerden biri olacaktir.

SBN’nin 10 yillik plani hazir

SBN Sigorta, 10 yillik stratejik bir plan hazirladi. SBN Sigorta Genel Müdürü Recep Duray, bu uzun vadeli planin hedeflerini söyle özetliyor:
“Ilk 10 ay tamamlandiginda memnuniyetle görüyoruz ki 2012 yilinda planlarimizla son derece uyumlu bir performans gösteriyoruz. SBN Sigorta, orta ve uzun vadede de ‘sira disi’ bir sirket olmaya devam edecek. Bankasürans ve oto disi agirlikli bir sirket olacagiz. Bu stratejimizin temel bir sebebi var. Ne yazik ki geçmis tecrübelerimiz bize oto bransi ve acente agirlikli çalisan birçok sirketin sikintiya düstügünü gösteriyor. Bu özelliklere sahip oldugu halde kâr edebilen çok az sayida sirket var. Bu sirketleri de özellikle tebrik ediyoruz. Ancak çogu sirketin bunu basaramadigi ve sermayedar destegine sürekli ihtiyaç duydugunu biliyoruz. Biz yeni ürün ve kanallarla müsteriye yakin bir sirket olarak, büyüklükte degil ama karlilikta ilk 10’da yer almayi amaçliyoruz.”